Edukey’den Emrah Yüksel’in hikayesi ve söyleşimiz

Bugün Edukey‘in kurucusu online eğitim alanında 30 bin’den fazla öğrencisi olan aynı zamanda Startup Trakya’nın öncülerinden Emrah Yüksel aramızda :

Hoşgeldiniz öncelikle söyleşi davetimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz, ilk olarak online eğitim vermeye başlamadan önceki hayatınızı kısaca özetleyebilir misiniz?

Merhaba bu nazik davet için ben teşekkür ederim.
“Online eğitim vermeye başlamadan önce…” kısmı aslında tek düze anlatılacak bir hikaye değil benim açımdan. Hali hazırda parçası olduğum girişimlerin yanında bir de tam zamanlı olarak kamu kurumunda çalıştığım ayrı bir iş kolunun da parçasıyım. Online eğitimler sadece benim en uzun süreli takip edip uğraş verdiğim ve son girişimim diyebilirim. Aslında bu girişim de değil. Hayatta para kazanma odağı olmayan değer yaratmaya çalıştığım ilk iş ve bana kayda değer bir başarı sağladığını gördüğüm tek girişimim. Başarı ölçüsü bireylerin zihninde algıladığı anlama göre değişiklik gösterebilir. Ama benim için net bir tanımı var. Eğer insanlara dokunup değer üretebiliyorsanız hangi iş olursa olsun siz işinizde başarılısınız.

Online eğitimler öncesi tam zamanlı çalıştığım bir iş ve sürekli olarak denediğim fikir girişimleri vardı. Daha sonra Ahmet Şerif İzgören’in “Bilginin de zekatı vardır” sözünden esinlenerek öğrendiklerimi online platformlardan çevreme aktarmaya başladım. Bahsettiğim gibi bir değer oluşmaya başladı. Aslında hepimiz ürettiğimizi nasıl pazarlarız kaygısını taşırız. Bu ürün, hizmet ya da bilgi olabilir. Eğer ürettiğimiz şey ulaştırılan kişiye fayda/değer sağlıyorsa sizin çok fazla mücadele etmenizde gerekmiyor. İşte online eğitimlerde beni öğrencilerimin gözünde zirveye çıkaran onlara sağladığım bu fayda oldu. Bu üretilen değer onların diğer talepleri ile bir girişime dönüştü ve şuan hali hazırda 65 farklı ülkeden Udemy ve Edukey’de 33.000 kayıtlı öğrenciye sahibim.

Online eğitim vermek aklınıza ilk ne zaman ve nasıl meydana geldi ve internette hangi alanlarda eğitimleriniz bulunuyor ?

Bundan önce yaptığım girişimler hep anlık olmuştu. Girişimci ruhunu içinde taşıyan arkadaşlar bir anda akla gelen fikirlerin ve o an için muhteşem olduğunu düşünerek hayal kurduklarını ve ertesi gün kurulan hayallerin çöpe dönüştüğünü birden çok kez tecrübe ettikleri muhtemeldir. Giriş kısmında da belirttiğim gibi öğrendiklerimi öğretmek ve değer yaratmak için girişimde bulunduğu eğitim yolculuğunda gelen istekler üzerine 2016 yılında Joy Akademi altında farklı talepleri ve belli müfradat çerçevesinde online canlı olarak 12 kişilik bir eğitim grubu açmıştım. 5 haftalık bu eğitim sürecini Youtube Live üzerinden gerçekleştirdik. Bu süreçte youtube kanalım 5-6 bin kişilik bir takipçi kitlesine ulaşmıştı. 2009 yılından beri faaliyette olan ve Türkiye pazarında dolaylı yoldan bulunan Udemy resmi olarak Türkiye pazarına girmeye karar vermiş ve youtube üzerinde kitlesi olan eğitim içeriği oluşturan kişiler ile irtibata geçip Udemy’de kurs çıkarmak için teşvikte bulunuyordu. Bu bir şanstı benim için. Ama başarıya ulaşmak için şans yeterli olmuyordu. Sizi doğru yerde doğru kişiler ile tanıştıran şansınız için sizin de hazır olmanız gerekiyordu. Elimde 5 haftalık ses kalitesi ve görüntüsü canlı yayında çekildiği için çok kaliteli olmayan bir eğitim bulunuyordu. Ve hazırdım denemekten bir şey çıkmazdı. 2017 Eylül ayında Udemy’e yüklediğim PHP yazılım eğitimine sadece 1 günde 200’ü aşkın kişi ücret ödeyerek kayıt olmuştu. Şans ve beceri birleşmiş bir şeylerin olacağını ispat etmişti. Aynı ay içerisinde 15 günlük süreçte 13 saat çıkan eğitimi 22,5 saate görüntü ve ses kalitesi iyileşen videolar ile güncelleyerek geliştirdim. Ardından takip eden aylarda ek Bootstrap, JS, JQuery konularında çıkardığım eğitimlerim beni 2017 sonunda Udemy’nin Türkiye deki en iyi 3 eğitmeninden biri olma noktasına taşıdı. Şuan çoğunluğu Web Geliştirme Uzmanlığı çatısı altında 20’ye yakın eğitim setim bulunmakta.

Online eğitim vermek isteyenlere neler önerirsiniz  ve eğitim verirken hangi araçları kullanıyorsunuz ? 

2015 yılında yayınladığım ve internetten ücretsiz indirebileceğiniz kendimin ve deneyimlediğim bazı tecrübeleri içeren derlemem olan “Tecrübe Hırsızı” kitabımın girişinde  Vazgeçmeliymişiz yazısının giriş kısmını çok önemsiyorum. İşte şunları diyor…

Enstrüman seçmek için bir karar almam gerekiyordu. Ya keman çalacaktım ya piyano; ya flüt çalacaktım ya da akordeon… Olmadı, hepsini istedim, hiç birinden vazgeçemedim. Yıllar geçtikten sonra her enstrümanı iyi çalabiliyorum; ama hiç birinde virtüöz değilim. Bir enstrümanla isim yapamadım. Ne kemanla tanınan bir eserim var, ne de piyanoyla. Bütün enstrümanları iyi çalıyorum, ama kimse tanımıyor beni. Başarılı olmak için her şey değil, bir şey lazımmış. Başarı bir verişmiş; bir şeyi alabilmek için bir şeyi vermek, diğerlerinden vazgeçmek gerekiyormuş. Keşke kemani seçseydim ve diğerlerinden vazgeçseydim.

Bu yazıyı önemsememin ve ana ilke edinmemin sebebi aslında tıpa tıp benim hayatıma ve denemelerime uyuyor olmasıydı. Onlarca iş denemiştim. Belli bir alanda olmayan farklı konularda her şeyden bilgi sahibiydim. Ama hiçbir konuda adımdan söz ettirecek bir işte kalıcı olamamıştım. Sorduğun soruyla alakasız gözükebilir bu anlattıklarım. Ama hayat parçaları birleştirmekten ibaret. Aslında tam konuyla ilgili söylediklerim. Online eğitim vermek isteyenlere yegane tavsiyelerimi şöyle sıralayabilirim;

Bir konuda uzman olabilirsiniz, işinizi çok iyi yapabilirsiniz. O işi bulunduğunuz çevrede ülkede sizden daha iyi yapan olmayabilir. Ama iş uzman olduğunuz konuyu başkalarına aktarmaya ve onları da sizin konumunuza getirmeye geldiğinde uzmanlığınız pek bir işe yaramadığını göreceksiniz. Çünkü bilmek ve kendi açınızdan uygulamak farklı, anlatmak ve uygulatmak bambaşka kavramlardır.
Öğrencilerinize sadece bildiklerinizi anlatmak yetmeyecek. Çünkü siz bildiklerinizi siz bildiğiniz için çok kolay aktarabileceğinizi düşünüyorsunuz, oysa karşınızda ki öğrencinin sadece o an için hazır olduğunu ve ufacık bir engelde kolayca kaçabileceğini önceden planlamış ve buna hazır olmanız gerekiyor. Hepimiz kararlar alırız ve hemen uygulamak isteriz. Bu sigarayı bırakma, yeni bir şeyler öğrenme, bir kursa gitme vb şey olabilir. Ama o karar verme heyacanı geçtikten ve öğrendiklerinizin uygulanabilir olmadığına zihniniz kendini ikna ettikten sonra artık hiçbir zincir bizi orada tutamamaz.
Benim yazılım kurslarımın çoğu ek motivasyon içeren bölümler barındırır. Çünkü buna ihtiyaç var. Bir bilgiyi bilgisayara yüklemek isterseniz birden çok kaynak mevcut. Örneğin CD, Usb yada internetten indirme yöntemlerini kullanabilirsiniz. Ama bu bir öğrenci ise öncelikle onun bu bilgiyi almaya meyilli ve sürece devam etme konusunda da motivasyonu yüksek olarak tutmayı beceriyor olmanız gerekir.
Aslında en klasik ve en önemlisi ise eğitim duygusal bir aktarımdır. Eğer bu aktarımın ana hedefi para kazanma odağını yüksek bir şekilde hissettiriyor ise ki bu en çabuk şekilde ortaya çıkan olgudur. İyi bir eğitmen olma noktasında en büyük engeliniz bu olabilir. Benim tanımıma göre eğitmen bir konuyu 10 dakika önce öğrenmiş olsa bile. 10 yıldan beri o konuyu biliyormuş gibi anlatan kişidir.Son olarak en temel ilkemizde şu olmalı;
Einstein’ın dediği gibi Bir şeyi basit olarak anlatamıyorsanız, konuyu tam olarak anlamamışsınız demektir.

Kullandığım araçlara gelince ; yazılım eğitimleri ürettiğimiz için ekran kaydı şeklinde eğitimlerimizi çekiyoruz. Bunun içinde en önemli şey sesimiz. Çünkü öğrenci sadece ama sadece sizi sesiniz olarak tanıyor. İşte burada ses aktarımı için mikrofon çok ama önemli. Ben eğitimlerimde RODE NT USB mikrofon kullanıyorum. Gayet makul ve yeterli bir kayıt imkanı sunuyor. Dilerseniz Adobe Audition ile ekstra temizlemede yapabilirsiniz. Ekran kayıt ve montaj içinde Camtasia Studio yeterli oluyor.

Siz özellikle teknik alanda eğitim veriyorsunuz yazılım gibi alanları *öğrenmek isteyenler süreci nasıl kolaylaştırabilirler, genel olarak eksiklikler görüyor musunuz görüyorsanız bu eksiklikleri tamamlayıp öğrenme süreçlerine nasıl fayda sağlayabilirler?

Aslında genel olarak baktığımızda eğitimlerime gösterilen ilginin büyük çoğunluğu geri bildirimlerde eğitimlerin uygulamalı ve projeli ilerlemesi olarak bildiriliyor. Yani tüm yazılım eğitimlerini incelediğinizde konular sıralı ve aynı gidiyor. Ama öğrencinin öğrendiklerini uygulayabileceği projelere yer verilmiyor. Bunun aksine temel bilgiyi verdikten sonra tüm eğitimlerimde mutlaka öğrenilen bilgileri gerçek hayat projeleri ile uygulamayarak öğreniyoruz. Yani bir nevi kervan yolda düzülür diyoruz.
Örneğin kodlasat.com 2 yaşına giriyor. Themeforest kıvamında dijital içerikleri satışa koyabileceğiniz Pazar yeri yazılımı PHP kursumun içinde öğrencilerimle birlikte yazıldı. Şimdi 2.yaşında  kodlasat.com’u beta sürümünden çıkarıp tasarımsal ve modüler değişiklikler ile tekrar güncelleme evresindeyim.
Yani özetle öğrenilen her şey ancak ve ancak uygulama ile hayatta kalabilir. Bu günümüzde de böyle. Herkes her şeyi biliyor ve tek sıkıntı uygulama eksikliğinden uygulayamamak.

Bir çok öğrenciye ücretsiz eğitim de sağlıyorsunuz önümüzdeki süreçte Online eğitim vermek isteyenler ve yazılım öğrenmek isteyenler için teşvik amaçlı benzer kampanyalarınız olacak mı?

Çeşitli zamanlarda sitem www.emrahyuksel.com.tr üzerinden ve edukey.com.tr üzerinden duyurduğum indirim kampanyalarımız bulunuyor. Ama sürekli olarak edukey üzerinde öğrencilerin udemy üzerinden kayıt olmalarını sağlayan indirimli kupon linkleri bululnmaktadır. Eğitimlerimizi incelemek ve indirimli kayıt linklerine ulaşmak için edukey’in internet sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Son olarak eklemek ve paylaşmak istediğiniz bir şey var mı ? 

Son olarak PHP kitabımın önsözünde de yer verdiğim şu sözler ile bitirmek istiyorum.
Bir düşünür diyor ki;
“Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız ya okumaya değer şeyler yazın ya da yazılmaya değer şeyler yapın.”

2016 yılında çıktığım eğitmenlik yolculuğumdan bugüne gelene kadar öğrencilerime fayda olarak ne sağlayabilirim diye düşündüm. Çeşitli platformlarda verdiğim eğitimlerde on binlerce öğrencim oldu ve binlerce soru cevapladım.

Eğer yeni bir şeyler üretmek ve öğrenmek istiyorsanız ihtiyacınız olan şeyleri şöyle sıralayabilirim.

1. Merak
2. Dikkat
3. Sabır
4. Uygulama

Eğitimlerim boyunca tüm konularda öğrencilerim 4.Madde olan uygulamayı bulacak. Geri kalan 3 madde tamamen öğrencilerimin gayretinizde saklıdır.

Adanacak kadar istemenin nasıl bir şey olduğunu anlatan şu hikâyeyi hatırlatmak istiyorum;

Platon ile bir öğrencisi sohbet ediyormuş. Öğrencisi Platon’ a:

– “Nasıl bilge ve tevazu sahibi bir insan olurum?” diye sormuş.

Platon öğrencisine:

– “Beni takip et” diyerek denize doğru yürümeye başlamış.

Su omuz hizalarına gelince, öğrenciyi hızlıca suyun altına doğru batırmış. Çocuk nefessiz kalıp çırpınmaya başlayınca, çocuğu hızlıca geri çekmiş. Nefes nefese kalan öğrenci:

– “Ne yapıyorsun beni öldürmeye mi çalışıyorsun?” diye sorduğunda,

Platon gülümseyerek;

– “Hayır, niyetim bu olsaydı kafanı sudan çıkartmazdım.” diyerek cevap vermiş ve devam etmiş;

– “Bilgelik ve tevazu değerlerine sahip olmayı, ne zaman ki suyun altında kaldığında nefes almayı istediğin kadar istersin; işte o zaman, onlara gerçekten sahip olursun.”

Ön Sözün Son Sözü
İster başarılı olacağınızı düşünün, ister başarısız olacağınızı sonunda haklı çıkan siz olacaksınız…

Bu keyifili röportaj için Startup Trakya Ailesine teşekkür ediyorum. Trakya’da hep birlikte güzel işler yapmaya çalışıyoruz ve Startup Trakya gün geçtikçe büyüyor bölgedeki üretkenlere Startup Trakya’ya katılmalarını öneriyorum.

Değerli söyleşiye katıldığınız için çok teşekkürler öyleyse süprizimize geçelim 🙂

Online Kurs Oluşruma’nın sırları 50 ücretsiz kupon 

Kuponların bitmesi durumunda indirim kuponu