Başka Girişimlerimiz de Var !

Girişimcilerde çokça rastladığımız birden fazla proje üretme isteği ve eğilimine genellikle yatırımcılar ve mentorler odak kaybı yaratabileceğinden ötürü çok hoş karşılamazlar. Duruma tersten bakarsak, bu eğilimi avantaj haline getirme olasılığı da odak kaybı olasılığı kadar yüksektir. Ben biraz daha iyimser yaklaşıp birden fazla proje üretme eğilimini girişimciler için avantaja çevirmenin yollarından bahsetmek istiyorum. İlla daha fazla proje mi üretmek istiyorsunuz okumanızı tavsiye ediyorum.

Durumun temeline inelim; neden birden fazla proje üretme eğilimindeyiz?
İnsan olduğumuz için riski azaltma eğilimi de gösteririz.  Girişimciler bir proje tutmazsa diğeri tutabilir düşüncesiyle genellikle diğer projelere de önem verir. Girişimcilik sorgulamayı içerisinde epeyce barındıran bir süreç olduğu için yeni fikirler akla haliyle gelir ve bu fikirler girişimcilere mantıklı geldiğinde ister istemez bir süre sonra hayata geçirebilecek yeni projeler olarak zaman harcanmaya başlanabilir.

Fazlaca girişim odak sorunu demektir. Ancak doğru belirlenen projeler odak dağıtmanın ötesinde takıma heyecan katar ve ekstra gelir avantajı sağlayabilir. Bir takımın girişmeden önce belirlemesi gereken en önemli şey  organizasyonun ANA İNANCI‘dır.  İnancı Güneşe benzetebiliriz.  Yapmamız gereken güneş sisteminde kalmak, yörüngeden çıkmamak ve uzaklaşmamaktır. Yeni projeler ana inancı desteklemelidir.

Ana inancı destekleyen projelere zaman ve para harcamaya değmesi için 3 sorgulamayı yapmanızı öneririm.

  1. Yeni proje milyonlarca insanın problemini çözecek veya ihtiyacını karşılayacak mı ?
  2. Radikal Farklı bir şekilde problemi çözüyor musunuz ?
  3. Varolan teknoloji ile projeyi üretebilir misiniz ?

Genellikle yapılması güç ancak anlatması kolay fikirleri kolayca buluruz. Önemli olan elimizdekileri en iyi şekilde kullanarak projeyi gerçekleştirebilmemizdir. Maximum rekabette ticari kar elde etmek imkansız olduğu için kopya projeler yerine Peter Thiel’ın dediği gibi yeni ve farklı şeyler üretmemiz gerekir. Ayrıca tabiki ölçeklenebilir olması da avantaj sağlar. Örneğin: Google Arama moturunun kurucu ortağı olduğunuzu bir an için hayal edersek bahsettiğim şey; Google Adwords gibi bir fikir aklınıza geldiğinde bu proje için zaman ve para harcamanın mantıklı olduğudur. Ana inancınız “bilgiye hızlı ulaşmayı sağlamak” ve siz insanlara Google Adwords ile aradıkları ürünlere/hizmetlere (bilgiye) hızlı ulaşmaları için yeni proje ürettiniz. Aynı zamanda ana projeniz kullanıldığı için bu projeyi ana projeye entegre ederek gelirinizi  de arttırabilirsiniz  !

İnanca odaklan ve destekleyici projeler gerçekleştir kısmı basittir. Zor olan taraf her ne kadar fikrin bulunması olarak görülsede, fikri bulduğunuzda ona ne kadar zaman harcamanız gerektiğini belirleyebilmektir. Eğer yeni projeye vaktinizin %50’sini harcarsanız muhtemelen elinizdeki ana projeyi riske atarsanız. Bir diğer açıdan vaktin büyük bir kısmını veya vakti eşit olarak projelere yaydığınızda fırsat maliyeti de oluşur.

Süreç yönetimini nasıl yapmalıyız ?
Google’ın süreç yönetimi açıkçası kolay entegre edilebilir yöntemdir. 70/20/10 olarak adlandırdıkları yöntem.

  1. Vaktinin %70’i ana projeye (Google Arama Motoru) ayır.
  2. Vaktin %20’si ana projeyi destekleyen projelere (Google Chrome, Adwords vb.) ayır.
  3. Vaktin %10’u ise 5 sene sonra gerçekleşebilecek büyük  etki uyandırabilecek projelere ayır.

Bu yöntemin bana göre en zor tarafı vakit hesaplaması kısmıdır. Yani günde 10 saat çalıştığımızı varsayarsak hiç bir zaman 7 saatini 2 saatini ve 1 saatini bu projelere ayıramayız. Çünkü genellikle full odaklı çalıştığımız zamanlar hiç hesaba katılmaz. 7 saatin ne kadarını full odak çalışıyoruz ki ? Ancak başarmamız için odaklanmak yapmamız gereken en önemli şeylerden biridir. Yine iyimser bakarsak bir süreç yönetimi metodolojisini kullanarak vaktimizi hesaplayıp mantıklı projelere kaydırabiliriz.

Sanıyorum bir çoğumuz POMODORO yöntemini biliyor. Bilmeyenler için Pomodoro ; kısa seanslar ile full odak çalışmayı hedefler. Yani ; 25 dk çalışırsınız ve sonra 5 dk dinlenirsiniz. Sonra tekrar 25 dk çalışıp tekrar 5 dk dinlenirsiniz. Ardından 25 dk çalışır ve 15 dk dinlenirsiniz.  25 dk içerisinde 2 şey önemlidir siz ve yaptığınız iş. Gerisi yalandır ! Telefona bakamazsınız, sorulara cevap veremezsiniz, Facebook’a giremezsiniz aynı anda 2 iş yapamazsınız. Çünkü odağınız kaybolur.

Ortalama olarak günde 10 kere 25 dk çalışabileceğinizi varsayarsak;  7 pomodoro : ana proje , 2 pomodoro ana projeyi destekler projeye 1 pomodoro’yu ise 5 sene içerisinde olabilecek büyük bi projeye ayırabilirsiniz. Gün içerisinde bu kadar bölünmek bence yine de mantıklı değil.

Hafta olarak değerlendirecek olursak 50 pomodoro yani 50 kere 25 dk çalışabileceğinizi varsayarsak 35x  , 10x , 5x  olarak projelere vaktinizi yayabilirsiniz. Pomodoro’daki sıkıntı alışana kadar odağımızın dağılabilmesidir. Bu sorunu ortadan kaldırabilmek için kullandığım bir uygulamayı da tanıtmak ve yazıyı sonlandırmak istiyorum.

Forest Uygulaması :  Telefonunuz ve Chrome eklentisi olarak kullanabileceğiniz bir uygulamadır. Aynı zamanda hem çalışıp hem de ağaç dikmenizi sağlar. (Çalıştıkça puan kazanır ve o puanla gerçek ağaç dikilmesini sağlayabilirsiniz 😉 ) Uygulamanın diğer bir sevdiğim yönü ise 25 dk lık süreci başlattığınızda telefonunuzda gezmek istediğiniz an 25 dk nın sonlanmasıdır.  Diğer bir yandan chrome eklentisinden uygulamayı kullandığınızda ve önceden belirlediğiniz sitelere girmek istediğinizde uygulama sizi işinize geri dön ! diye uyarır eğer dönmezseniz süreci sonlandırır ve puan kazanamazsınız.

Sonuç olarak çok fazla proje üretmenizde sakınca yoktur. Ancak inancınıza bağlı kalmak, doğru süreç yönetimi ve odaklanmak şartı ile.

Sevgiler
Gökhan Geyik